Su

Bilmezdim gitar çalıp sana şarkılar söylemesini. O kadınların hayran hayran dinlediği, ağzından her çıkan kelimede eriyip bittikleri çocuklardan da değildim. Uzaktan bakan ilk sert rüzgarda uçup gideceğimi sanardı. Belki uçup giderdim de sen kök salmasaydın kalbime. Karşılıksız sevgi insana ne çok şey öğretiyormuş. Kapıdan çıkacaksın da bir an göz ucuyla göreceğim seni diye ne çok beklemiştim sokaklarda. Karmış kışmış kime ne. Seni görebilme ihtimali ısıtıyordu içimi. Param da yoktu seni etkileyebilecek. Hatta bir gün sinemaya gidelim demiştin de cebimde param yok diyememiştim. O gün utançtan yerin dibine girmek istemiştim. Hayallerimle aramda nasıl da bir uçurum vardı. Aşılması o zaman için mümkün olmayan. Sınıf farkını görüyordum yüzünde. Doğal, kendinden emin, sıcak gülümsemende acıma mı var? Aslında ne kadar erken öğretmiştin bana. Bak demiştin genç adam; herkes beni istiyor, ben daha taze bir goncayım, en yakışıklılar, en güçlüler, en zenginler, en popülerler beni istiyor. Onların bana veremeyeceği ne verebilirsin? Hak verdim sana. Temiz bir kalbim, saf bir sevgim vardı sana verebileceğim. Ömrümü de senin mutluluğuna adardım, bir kez olsun gözlerimin içine baksaydın, görürdün kendini. Görürdün, hiçbir aynada göremeyeceğin güzelliğini. Görürdün kalbim nasıl hızlanıyor, göğsüm nasıl inip kalkıyor, ellerim, dudaklarım nasıl titriyor heyecandan görürdün. Bir kez olsun gözlerimin içine baksaydın, beni değil kendini görürdün. 

Çok erken öğrettin bana. Evet oğlum dedim. Bırak dalga geçsinler seninle, ben senin yaşındayken kızlar peşimden koşuyordu desinler. O kızları da yok gözü yeşil, yok saçı sarı diye bıraktıklarını anlatsınlar. Bırak oğlum dinleme bunları. Ben inanıyorum sana. Elbet bizim de günümüz gelecek. Üzülüyorum gerçi, biri de çıkıp demedi. “Genç adam görüyorum yüreğin yangın yeri, parça parça dökülüyor dalların, kolun kanadın, sürekli bir duman perdesi sarmış gözlerini, kurumuş pınarların. Görüyorum genç adam öfkelisin, farkındasın kendinin, farkındasın olduğun yerin, aynaya baktığında düşler görmüyorsun. Fakat unutma genç adam, daha yolun başındasın. Gerçekleri bu kadar erken öğrenmek varmış kısmetinde. Onun değerini azaltacak olan yıllar, eğer emek verirsen senin değerini yükseltecek genç adam. Aynaya her baktığında hatırla kim olduğunu ve kim olmak istediğini. İmkansız diye bir şey yok genç adam, tek gerçeğin istemek ve çalışmak. Dağıt şu sisleri gözlerinden, söndür kalbinin yangınını. Aç gözlerini ki gör cevherini, parlamayı bekleyen yarınlarını gör genç adam.” Biri de çıkıp demedi. 

Ne istedilerse yaptım. Klasiklerden ne bulduysam okudum, şiirler yazdım olmayan kadınlara. Uzun uzun seyrettim güzelliğini dünyanın. En ufak rüzgarda savrulmayacak kadar güçlüyüm artık. Hep ruhumdan kaybederek öğrendim sevi sanatını da. Bir şeyler bekleyen yüzlerde, senin gülümsemeni aradım. Dünyanın etrafını üç defa dolaştım. Korkuların içinde yaşadım. Karşına çıkacak gücü aradım. Yine bulamadım karşına çıkacak gücü. Ben eski ben değildim, seni de zaten hiç tanımamıştım. Kimin aşkı uğruna yaşıyordum bu hayatı. Artık tanımadığım bir çocuğun, hiç tanımadığı bir kıza olan sevgisi için mi bugün uçurumun kenarında korkarak izliyorum akan suları. Yanlış bir adım atarsam kemiklerimi bile bu yüzden mi bulamayacaklar. Yıllara, aya bakıp hayran kalmam neden? Sen misin hep uzakta olan? Geceleri uykularımı kaçıran sen misin? 

Genç adam memnun musun eserinden. Aynaya baktığında görebiliyor musun kendini? Uzun saçların ve sakalların arasında gizlenmiş gülümsemeni hatırlıyor musun? Masum ve ürkek gülümsemeni. Eskisi gibi sevebiliyor musun genç adam? Sevebiliyor musun genç adam? Kendini sevebiliyor musun? Kimse gerçekten sevmedi seni, bazı yalanlara bile bile inandın, çoğunu dinlemedin bile. Ne uğruna kirlettin ruhunu. Kimin uğruna. Ne ispatladın onlara. Anlat genç adam, anlat. Senin sesin kaldıysa içimde anlat. Nasıl kendinden vazgeçtiğini anlat. 

Üzülme genç adam, resmin hala gözlerimin önünde. Belki aynaya bakınca değil ama gözlerimi kapatınca görüyorum seni. Bundan sonra seni de yanıma alacağım merak etme. Birlikte çalışacağız, kim olduğunu göreceksin ve şaşıracaksın kendine. Sevinebilirsin genç adam. Su hiç durmadı. Hayat bizi hep ileriye taşıdı. Bazen ben geriye yüzdüm inatla, yıllarca boşa kürekler çektim. Hayat bizi, bize rağmen ileriye götürdü genç adam. Belki onun karşısına çıkamadık, belki o bizim karşımıza çıkmadı ama hazırız genç adam. Bana verdiğin gücü artık kötüye kullanmayacağım merak etme. Aşk eski bir yalan değil, inanma onlara. Bir öğretmenimin dediği gibi; sevmekten vazgeçme genç adam. Elbet bizim de günümüz gelecek.

Yorum bırakın