Yılan Hikayesi 2

En son vizede bırakmıştık. Bu yazıyı Santiago - Amsterdam uçağında yazıyorum. Filmin sonunu başından biliyorsunuz. Gelecek personel için vize sorunu çıkmıştı. Limanda 4 gün kalacaktık. Şirket bu haberi 4 Eylül cuma günü aldığını söylemişti. Araya hafta sonu giriyordu. Konsolosluk pazartesi gününe randevu vermemişti. Vizelerini almak için salı günü üç kişi gitti. Baş mühendis, 1. Zabit … Yılan Hikayesi 2 yazısını okumaya devam et

Yılan Hikayesi

Başından sonuna yılan hikayesine dönen bir kontrat için bu yazıyı hazırlıyorum. Özellikle geçtiğimiz iki ay içinde başımıza gelenleri özet şeklinde anlatmaya başlıyorum. Belçika ve Hollanda tahliyelerinden sonra Finlandiya’ya yüklemeye gittik. Tahliyesi dünyanın öbür uçu Brezilya. Finlandiya’da personel değişimini bir haftayla kaçırıp Güney Amerika yolculuğuna başladık. Herkesin Brezilya’dan yüklediği demir cevherini Brezilya’ya götürmeye. Yirmi günlük seyirde … Yılan Hikayesi yazısını okumaya devam et

Çürümek

Dün kendi kendime konuşurken farkettiğim bir duyguyu paylaşmak istiyorum. Geminin olası seferi Finlandiya yükleme Brezilya tahliye olacakmış. Toplamda sadece yolculuk 28 gün sürecek. Yükleme ve tahliye kaç gün sürer ya da limandan önce demir olur mu olmaz mı belli değil. Yani bizim iniş hayalleri suya düştü. Gemideki 151. iş günümün içindeyim bugün. Beş aydır içeriden … Çürümek yazısını okumaya devam et

Hayat Bir Rüyadır

Kimse halimi sormadığına göre yeni yazının vakti gelmiş demektir. Başlık, yakın zamanda okuyup etkilendiğim bir kitabın adı. Kamaramda iki büklüm olmuş, acı içinde volta atarken kendi kendime mırıldandığım bir cümle. Hayatım boyunca hep sağlıklıydım. Ufak tefek soğuk algınlıklarını, nezleleri ve benzeri hastalıkları saymazsak hiç ciddi bir sorun yaşamadım. Ve birkaç antrenman sakatlanmasını da unutmayalım. Geri … Hayat Bir Rüyadır yazısını okumaya devam et

Kavgam

Bir hedefin olsun. Yoksa benim gibi serseri mayına dönüyor insan. Ne zaman ve nerede patlayacağı belli olmayan. Hiçbir şey istemiyorum. Hayalini kurduğum hiçbir şey yok. Yataktan heyecanla kalkmam için bir sebep yok. Böyle olunca yaptığım her şeyi sorguluyorum. Kendimi sorguluyorum. Herkeste ve her şeyde kusur görmeye başlıyorum. Sürekli bir mükemmeliyetçilik baskısının altında eziliyorum. Çürüyorum demiştim … Kavgam yazısını okumaya devam et