3-Sabah

Sabahın köründe işe gidecek insanların alarmlarıyla uyandım. Uyu uyuyabilirsen sonra. Bir o tarafa bir bu tarafa dönüp durdum. Telefonla oynamaya başladım. Nerede o akşam dünyayı kurtaracak düşünceleri olan beynim. Kim nerede ne yapıyor, hep saçma saçma hikayeler. Onun doğum gününü kutlamışlar, ben sahile gitmişim, başkası dağlara çıkmış spor yapıyor. Kimsenin umursadığı yok. İlginç bir şeyler … 3-Sabah yazısını okumaya devam et

2-Gece

Saat iyice geç oluyor ve ben hiçbir şeye geç kalıyordum. Denizi sırtıma alıp yürümeye başladım. Işıklarda bekleyen tek insan bendim. Koşarak karşıya geçmeye çalışan çamurları ve onlara çarpmamak için korna çalan arabaları duymadım. Kulaklıklarım ses geçirmiyor çok şükür. Yeşil. Karşıya geçtim. Ellerim cebimde, iki gün önce eldivenlerimi kaybettiğim için üşüyorlar. Kirli bakışları çoktan unutmuş, yaşlı … 2-Gece yazısını okumaya devam et

1-Akşam

Karanlık ve yağmurlu bir akşamüstü. Hazırlıksız yakalandıkları için hızlı adımlarla evlerine dönmeye çalışan insanlar. Çarpışmamak için hepsine yol vermek zorunda kalıyorum. Bugünlerde kimse sokakta yürümeyi bilmiyor. Yol verme işini eğlenceli hale getirmek için, onların çamur olduğunu ve onlardan kaçmaya çalıştığımı düşünüyorum. Kocaman kapkara, yürüyen çamurlar. Yol verdiğim sürece üzerim kirlenmiyor. Sakın kenara çekilmemezlik yapma diyorum … 1-Akşam yazısını okumaya devam et

Güç

Birkaç gün önce kardeşimle karşılıklı, mutfak masasında, oturmuş güç hakkında konuşuyorduk. Konuşmamızdan biraz bahsedip, kapanışı başımdan geçen bir olayı anlatarak yapacağım. Yeterince uzun süre savaşırsak, savaştığımız şeylere mi dönüşürüz? Bu şey, bir insan ya da fikir olabilir. Kölelikten kurtulmak için finans çalışan biri, parayı kendisi için çalıştırmayı öğrendiğinde eskiden hep nefret ettiği akbabalara mı dönüşür? … Güç yazısını okumaya devam et

Harman

Kayboldum. Beyaza çalan mavide, kayboldum. Ruhumu albatroslar taşıyor artık, Daha güzel ya, kanat çırpıyoruz sana. Korkma! Rüzgarları satın aldım Poseidon’dan Pencereni açsınlar Balıklara, yosunlara karışmış Gökyüzünden taşmış, deniz kokusunu getirsinler. Hayır, deniz kokusu yetmez Ormanları da almalıyım yanıma Ayak basılmamış toprakları, filleri. Geliyorum Maviye yeşile doğaya bulandım Buram buram hayat kokarak Çoğalarak geliyorum. Aç gözlerini … Harman yazısını okumaya devam et