Her zaman olduğu gibi yine bedel ödüyoruz. Mantık aranmayan, milattan önce şartlarında altı ay askerlik yapmamak için bedel ödüyoruz ve bize sadece ‘tadımlık’ olarak bir aylık askerlik hizmeti yaptırıyorlar. Bütün o para beş ay daha askerlik yapmamak için. Değer mi, değmez mi şimdiden yorum yapmak güç.
Ne zaman gemiden sıkılsam uzun dönem askerliği kendime bir kaçış yolu olarak görürdüm. Derdim ki bir ihtimal daha var Murat. Gidip asker olursun, herkesten, her şeyden uzaklaşırsın. Kafanı dinlersin. Öyle olmuyormuş tabii ki, dinlediğim hikayeler bu kaçış yolumu da almıştı elimden.
Hayatımı uzun süredir boşlukta gibi yaşıyorum fakat son iki ayım çok hareketli geçti. Kendimi adadığım bir şey var ve onun peşinden gidiyorum. Biliyorum, insan bir şeyi gerçekten isterse başarır. Tek sorun gerçekten isteyecek bir şey bulmak. Yeteneklerimin farkındayım. İmkansızı istemiyorum. İşin güzel tarafı artık hayat da benimle iş birliği yapıyor. Yaptığım dansın eğitmeni olabilmek için bir sınıfa başladım ve dersin hocaları Mart ayında yurtdışına çıkıyorlar. Muhteşem. Ben de Mart ayında bedelini ödediğim askerliği yapmaya gidiyorum. Nisan ayındaki festivale de yetişebiliyorum başıma bir şey gelmezse.
Bu yazıyı da Antalya’ya doğru giderken hazırlıyorum. Yol, bildiğim bir yol fakat yolun sonunda beni bekleyen şey farklı. Herkes heyecanlandı benim için. Ben hiçbir şey hissetmiyorum. En azından şimdilik. Bir aylık soyutlanma olarak görmek istiyorum bu süreci. Belki biraz düşünebilirim. Uzun zamandır düşünmüyorum. “Düşün düşün boktur işin” ve onun alternatifi; “insanlar karada yaşamak için yaratılmışlardır, denizde uzun süre hayatta kalamazlar. Düşünmek, insanın denize açılmasıdır. Ne yaparsa yapsın sonunda boğulur” Hesse daha kibar açıklamış tabii ki. Ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece işaretleri takip etmeye çalışıyorum. Bugüne kadar pek yapmadığım bir şey yani. Kendimi dinliyorum.
Tango defterimi doldurduğum için yol verimli geçiyor. İlk haftadan günümüze kadar önemli noktaları yazıyorum. Eksikliğini hissettiğim tek şey müziksiz olarak kombinasyonların verilmeyişi. Salsadan eski bir alışkanlık. Hareketi çalışabilmek için gerekli olduğuna inandığım bir yöntem. Adımların hangi ritimde ve hangi sayıda atılacağının bilinmesi hepimizin işine yarayacaktır. Ben önce müziksiz sonra da müzikle vereceğim kombinasyonları. Eğer o günleri görebilirsem tabii ki. Bir denizci olarak kesin konuşmayı çok uzun zaman önce bıraktım.
Yaşayıp görelim bakalım. Askerlik yazısını fazla uzatmak istemiyorum. Yeni bir maceraya doğru gidiyorum.
Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın.